Reşoyê Silo’nun Hayati..

Reşoyê Silo

Reşo Bir Destandır Dilden Dile Hep Yaşadı Yaşayacak..

Bekıri aşiretinden olan yiğit savaşçı Reşoyê Silo, Erciş’in Komır köyündendir (Heciqaş’da onların köyüdür). Şeyh Said İsyanı’na sempati duyan, ancak katılma fırsatı bulamayan Reşoyê Silo, Ağrı İsyanı başlar başlamaz bazı adamları ve akrabaları ile soluğu Ağrı Karargahı’nda alarak, isyana katılır. İlk olarak Ağrı Karargahına katılan Reşoyê Silo, daha sonra İhsan Nuri Paşa tarafından Geliyê Zîlan bölgesine gönderilip, orada örgütlenme çalışmalarına katılması istenir. Geliyê Zîlan, Erciş, Muradiye ve çevresindeki bir çok baskına katılan Reşoyê Silo, kısa sürede bütün Kürdistan’da bir efsane olur.



Reşoyê Silo’nun destesin de savaşçı olan Memoyê Bedir’ın Erciş’in Komır köyünde yaşayan torunu Hancan Sevinç ile yaptığım röportaj sonrasın da(1), Reşo’nun meşhur Birçîbûna welatê we ji têrbûna welatê xelqê şêrîntir e (Ülkemizdeki açlık, yabancıların ülkesindeki tokluktan daha tatlıdır) sözünü yazmıştım, ve bu sözün Reşoyê Silo’ya ait olduğu kanıtlanmıştı. Reşoyê Silo’nun bu sözü, günümüzde Kürt halkı arasın da bir deyim olmuş.

Olay şöyle gelişir; Ağrı İsyanı yenilgi ile sonuçlandıktan sonra, bölgede büyük katliamlar, kırımlar başlatılıyor. canını kurtarabilen çok az sayıdaki sivil halk ve savaşçı, bir fırsatını bulup, İran’a ve Suriye’ye sığınır… İsyanın öncü kadrosunun büyük bir bölümünün Suriye’ye ve İran’a sağ geçebildiği bilgisini alan Reşoyê Sılo’nun silah arkadaşı ve akrabası Memoyê Bedır, Reşoyê Sılo’ya şu teklifte bulunur: “Reşo, hemû şervanên Kurdan çûne Îran û Sûriyê. Sûriye têkilî şervanan nabe, were em jî herin Sûriyê“(Reşo, Kürtlerin bütün savaşçıları İran ve Suriye’ye gitti, Suriye Kürtlere karışmıyormuş. Gel, bizde Suriye’ye gidelim.) Sonuna kadar direnme taraftarı olan Reşoyê Silo, bu öneriyi şu sözlerle red eder:

Birçîbûna welatê me, ji têrbûna welaltê xelqê şêrîntir e. Kî dixwaze bila here, ez bi tena serê xwe jî binînim, ezê li hemberî Romê, heta dawiyê şer bikim. (Ülkemizdeki açlık, yabancıların ülkesindeki tokluktan daha tatlıdır. Kim istiyorsa, gitsin. Ben tek başıma kalsam da, Rom’a karşı savaşacağım

Reşo’nun bu sözleri karşısında duygulanan Memoyê Bedir, “Serê me ji serê te çêtir nîne, emê heta mirinê li cem te bin (Bizim başımız, senin başından değerli değildir. Ölüme kadar yanında olacağız)”(2) diyerek, ölene kadar yoldaşı, komutanı ve akrabası Reşoyê Silo’nun yanında olduğunu belirtir.

Memoyê Bedır, yukarıdaki sözleri ile, ismini Kürt Kahramanlık Tarihine altın harflerle yazdırdı.

Reşoyê Sılo Kimdir?


Ağrı İsyanı liderlerinden  Reşoyê Sılo; Şeyh Sait direnişinden sonra gündeme gelen 1926 sürgününde Batı’ya gönderilmek istenmiş, o da Bekirê Qulîxan Ağa gibi beylerle birlikte dağa çıkmış. O günden sonra da bir daha Zilan Dağlarından inmedi. Zilan Direnişi vahşi bir katliamla sonuçlanınca, eşi Zeyno’nun öldürüleceğini hesap ederek onu da yanına aldı. Zeyno’da en az Reşo kadar cesaretli ve yiğitti. Devlet kayıtlarına göre Reşo 80 kişilik bir kuvvete sahiptir. “Dünya malı”  ismi altında hareket etmişlerdir. Reşo adamlarıyla birlikte 1931’in kışına kadar direnir, Zilan bölgesi boşaldığı için Reşo’ya bağlı direnişçiler arasında açlık başlar. Bunun üzerine Reşo birkaç akrabasıyla karısı Zeyno ile Zeyno’nun iki kardeşini yanına alarak Tendürek Dağı yakınlarındaki Devetaş mevkine çekilir. Zeyno Kalkî aşiretine mensuptur…

Reşoyê Silo, Bekiran aşiretine mensuptu. Zilan’daki Çakırbeg Karakolu baskınına katılmış, pek çok çatışmada Nadir Bey’in yanında yer almıştı. Agirî (Ağrı) direniş merkezinin dağılması üzerine, yanındaki seksen savaşçıyla sınır boyundaki dağlarda varlığını sürdürür. Ancak, yanındaki savaşçılar üzerinde disiplini sağlamak, onların yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını sağlamak zorlaşır.

Bir gün Reşo’nun adamlarından bir grup, ihtiyaçlarının temini için gittikleri Aşê Gera’da (değirmende) tüm unlara el koyup getirirler. Bu durum çevre köylülerin  tepkisine neden olur. Reşo, kalabalık adamlarıyla çok sorun yaşayacaklarını görür ve  4’er, 5’er kişilik gruplara ayırıp dağıtır.

Reşo’nun grubunda Mihemedê Xalit, Emerê Xalit adlarındaki iki kardeş ile eşi Zeyno ve Zeyno’nun Kalkî Aşiretine mensup bir akrabası vardır.

Reşo’nun Bêgirî-Erdiş arasındaki Devetaş mıntıkasında bir mağarada yaşadığını haber alan İbrahim Bey komutasındaki çok sayıda asker ile Milis Sidîqe Hesen Keçele’nin kardeşi Mistefa ve Reşo’nun akrabası olan Feto ile pek çok milis, mağaranın yanındaki köyü basarlar. Bu gelişmelerden habersiz olan Reşo, Emerle, Mihemedê Xalit adlı iki kardeşi yiyecek temini için köye gönderir. Köyde bulunan güvenlik güçlerinin kurdukları pusuya düşen iki kardeş, çıkan çatışmada öldürülür. Köye gönderilen arkadaşlarının gelmemesi üzerine durumdan şüphelenen Reşo, akşam üzeri tüfeğini ve kamuflaj için kullandığı beyaz çarşafını da alarak köye gider.

Reşo’nun  köye geleceğini düşünen askerler pusudan çıkmazlar. Reşo kendilerine yaklaşınca ateş ederler. Reşo da kendini yere atıp ateşle karşılık verir. Bu arada karda görünmemek için beyaz çarşafını üstüne örterek gizlenir. Askerler Reşo’yu çembere alırlar. Açılan ateşlere Reşo’nun karşılık vermediğini gören İbrahim Bey, Reşo’nun akrabası Feto’yu gidip bakması ve yaşıyorsa teslim olmaya ikna etmesi için gönderir. Feto, Reşo’nun yanına gider. Reşo, akrabalık nedeniyle belki yardım eder diye Feto’nun yanına gelmesine izin verir. Ona, “Tüfeklerimiz aynı, benim tüfeğimin namlusunda mermi sıkıştı, tüfekleri değiştirelim” der.

Feto, ise aldığı görevi yerine getirmekten başka bir şey düşünmemektedir. Reşo’ya, çevresinin 200 askerle kuşatıldığını, teslim olmasını istemektedir.  Reşo biraz diretse de, çaresiz kalıp  teslim olmayı kabul eder.  Reşo’yu o gece köyde tutan askerler, ertesi gün karısı Zeyno’yu yakalamak için Reşo’yla birlikte Tendürek dağındaki mağaraya giderler. Zeyno direnir. Ateş eder, teslim olmaz, Direnişçi karı koca arasında geçen diyalog, tarihteki örneklerle benzeşir:

Reşo, hani sen ‘Emer ailesinin yiğidiyim, Ölürüm de teslim olmam!’ diyordun?” diye soran karısı Zeyno’ya şöyle seslenir: “Zeyno, ben teslim olmadım, kaderim beni teslim etti. Tüfek tutukluluk yaptı. Kaderimiz buraya kadarmış. Gel sen de teslim ol! “

Kocasının bu çağrısına itiraz etmeyen Zeyno teslim olmayı kabullenir.  Askerler o an Reşo’yu öldürüp kafasını keserler. Gözlerinin önünde kocasının başı kesilen Zeyno, feryat eder, Reşo’nun cesedine kapanıp ağlar. O da öldürülüp başı kesilir. Kesik başlar  köylerde gezdirilip teşhir edilir ve korku havası yayarlar.
Sonrasında Reşo ve Zeyno’nun kesik başları, Ağrı şehir merkezine getirilip, 20 gün boyunca askeriye tel örgülerinin kazıklarına çakılır. Reşo gibi bir kahramanın başının o şekilde kazıklara çakılmasına gönülleri razı olmayan Ağrı halkı, bir şeyler yapmak ister ancak, bölge katliam bölgesi olduğundan dolayı, halkta yoğun korku hakimdir. 20 günün sonunda, yaşlı bir Ağrılı, bir rütbeliye bir kaç koç vererek, onu, Reşo ve Zeyno’nun kesik başlarını getirmeye ikna eder. Reşo ve Zeyno’nun kesik başlarını alan şahıs, başları bir yere gömer ancak nereye gömdüğünü, evlatları dahil hiç kimseye söylemez.
Reşo ve Zeyno’nun kesik başlarını, kazıklara çakılmış halde gören Ağrı halkı, günümüz de dahil, bir yurtseveri, devlete karşı dikkatli olması konusunda öğütlerken “Haj xwe hebe, Rom bê însaf e, wê pişta te jî mîna pişta Reşo bikutine dîwaran û serê te bikutine qazixan. (Kendine dikkat et, Rom insafsızdır. Senin de sırtını, Reşo’nun sırtı gibi duvarlara yaslar, başını kazıklara çakar)” sözleri ile gördükleri vahşeti özetlemeye çalışıyor.

Yukarıdaki öğüt, ailesin de bir yaşlı mevcut olan, hemen hemen Ağrılının işittiği bir sözdür.

İhsan Nuri Paşa, anıların da Reşoyê Silo’nun ölümü ile ilgili şöyle der:

Biz çemberden çıktığımızda bir kaç asker esir almıştık (1930’daki büyük kuşatma.N.Ö). Bunlar Van bölgesinden iki günde buraya geldiklerini söylüyorlardı. Bekıranların kahraman reisi Reşoyê Silo adamları ve Seyid Resul bir kaç savaşçısı ile beraber Korhan (Qorxan) tarafından İğdır bölgesine gittiler. Reşoyê Silo kendi adamları ile beraber bir dönem Zilan vadisinde kaldı. Bir kaç sefer Türk askerleri onlara saldırarak dağıtmışlardı. Bundan sonrada bir çatışmada şehit edildi. Bu şekilde Bağımsız Ağrı bölgeleri Türklerin eline geçiyor ve Türkler Kürtleri öldürme siyasetlerini her tarafta işletiyorlardı.“(3)

 

Reşo, devlete öyle darbeler vurmuş, kahramanlığı ile o kadar nam salmış ki, dönemin dengbêjleri Reşo için kılam bestemeye korkarlarmış. Herhangi bir dengbêj, cesaret edip Reşo için kılam çıkarttığın da, “Ev dengbêja, heft gurçik e, ji Romê natirse (Bu dengbêj, çok cesaretlidir, Rom’dan korkmuyor)” deniliyordu.(3)

Apê Bekır tarafından okunan, Reşo ve Zeyno üzerine yakılmış bir ağıt:

Gurup Yorum tarafından Reşoyê Silo için bestelenen şarkı:

1: Erciş’in Komır köyünden Hancan Sevinç ile yaptığım röportaj. ancan Sevinç, ünlü direnişçi Memoyê Bedır’ın (Bekıri aşiretinden) torunudur.
2: Hancan Sevinç’le ile yaptığım röportajdan.
3: İhsan Nuri Paşa, Ağrı Dağı İsyanı, sayfa 107,108
4: Hancan Sevinç’le ile yaptığım röportajdan.
Fotoğraflar: Sedat Ulugana arşivinden.

Nihat Öner / Ağrı
rewan004@hotmail.com

Etiketler:

About admin

”’Occo Mahabad”’ programcı,çevirmen,şair ve yazardır.Bütün çalışmalarını Kürtçe yapmıştır. ”’Occo Mahabad”’ 1977 senesinde Wan’da dünyaya gelir. İstanbul Ünüversitesini bitirdikten sonra yazmaya başlar. Yazı ve şiirleri Çîrûsk, Asiva, Pengav gibi dergilerde yayınlanmıştır,ayrıca internette bir çok sitede resmi yazar ve yazıları makaleleri bulunmaktadır. İlk şiir kitabının adı HELBESTÊN DÎNIK dir.(Çatlak Şiirler).Kitap AVA yayınlarından çıkmıştır. İkinci kitabının ismi Êşên Qehbiktir (Kahpe Acılar).Kitap Do yayınlarından çıkmıştır. Yazılarının dışında yabancı filmlere Kürtçe altyazılarda hazırlamıştır.Birçok film Occo Mahabad tarafından Kürtçeleştirilmiştir. Occo Mahabad’ın Kürtçeleştirdiği bazı filmler/ “MALENA” “RABBIT PROOF FENCE” “THE ROAD to GUANTANAMO” Teknik dünyanın anlaşılması için yazdıgı bir E-kitap da vardır.Kitap Nivîsên Teknîkî (Teknik Yazılar) adıyla bilinmektedir. Bunun yanı sıra Occo Mahabad teknik çalışmalarıylada bilinmektedir. Bugüne kadar birçok bilgisayar programı Occo Mahabad tarafından Kürtçeleştirilmiştir. Occo Mahabad’in Kürtçeleştirdiği bazı bilgisayar programları/ WinRAR Defraggler Revo Uninstaller CCleaner Ayrıca ilk defa halk için şiir ve sanat şiarıyla tüm hakları halka ait olan Helbestên Dînik (Çatlak Şiirler) adlı ücretsiz bir şiir albümü hazırlamıştır. Albüm internet üzerinden serbestçe dağıtılıp indirilebilmektedir. Kitapları: “Helbestên Dînik(Çatlak Şiirler):Ava Yayınları-Mart-2012 “Êşên Qehbik(Kahpe Acılar):Do Yayınları-Mayıs-2013 Rondikên Binevşê (Menekşenin Gözyaşları) Weşanên Do -2016 Dem (Zaman):Weşanên Na -2017

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: